DÖRTTE BİRLİK BİR HAYAL…

Dörtte birlik bir hayali gerçekleştirmeye gidiyorum….
Yol olmak ,kan olmak ,can olmak için çıktım bu yola .Kardeşlerime daha yakın olmak için…. Allah seferimizi kabul eylesin .
Günler öncesinden Halep sınırına gitmek için  ailemin rızasını almaya çalıştım beklenen cevabı aldım tabi  tek başıma gidemeyeceğimi, bu kez geride durmam gerektiğini söylediler. Allah biliyor ya aklımdan gizli gizli gitmeler,herhangi bir konvoyun peşine takılıp kaçmalar geçti. Ama  Allah böyle bir şey emretmiyor dedim ve  durdum. Gitmeyecektim ta ki gece intihar için fetva isteyen kardeşimin mektubunu görene kadar, İşte o an durdu her şey . Durmayan tek şey yüreğimdeki koca sızı … Sabahı zor ettim .En yakınım, can dostumun yanına gittim ağlaştık sızlaşdık …O an kesin bir şekilde gitme kararı aldık  babamı aradım , gitmek istediğimi  onun bana öğrettiği İslamın bunu emrettiğini söyledim.Doğruyu söylemek gerekirse acıtasyon da yaptım. Sonra koca bir “TAMAM GİT”.İşte, gene koca bir çığlık  Afrika’ya giderken bile bu kadar sevinmedim sanırım …

Allah ile birbirimizi çok seviyoruz  ne istersem veriyor teşekkürler….

Bu seferden tek beklentim veya hayalim sınırdan koşarak gelen kardeşime tüm şevkatimle,merhametimle, sonsuz sevgimle sarılmak…

Sınırdaki olaylardan bahsetmeden önce otobüste geçen bir olaydan bahsetmek istiyorum. Yolculuğumuza  bizimle üç Halepli arkadaşta katıldı.Kızların  gözlerinde hep hüzün vardı bir çekingenlik ,utanma duygusu …arka koltuğumda oturuyorlardı  bir tanesi ağlıyordu onu sakinleştirmeye çalışırken şu kelimeler döküldü dudaklarından “Sizin yaptığınız iyiliği   Araplar bile yapmadı !”. Buna sevinmeli mi üzülmeli mi ? Belki biz Türkleri övdüğü için ,merhametli bulduğu için sevinebiliriz ama bir ümmet diğer ümmetin  zülüm  görmesine susuyorsa, dilsiz şeytanlık ediyorsa ne yapmalı? Hepimiz Allah’a ,onun kitabına inanmıyor muyuz ? Nedir sizleri merhametsiz kılan? Sokaklarınızın kalabalıklaşması mı? Ekmeğinizi paylaşma korkusu mu ? Nedir bu merhametsizlik ?Allah katında hiçbir kıymeti olmayan ülke sınırları, isimleri,para değerleri mi?. Hak ile batılın hesap günü geldiğinde  nasıl cevap  vereceksiniz o mazlum çocuklar sizi Allah’a şikayet ettiğinde!

Sınırdayız … koca bir kalabalık kardeşlerine daha yakın olmanın mutluluğunu taşıyan  ve bu eziyetin hüznüyle dolan koca bir ordu karşıladı bizi.
Koca koca yürek yemiş insanlar gelmiş. Henüz  yaşına girmemiş çocuğunu sırtına alıp gelen mi dersiniz  yoksa bir bacağını kaybetmiş engelli kardeşim mi yoksa küpesini satıp yol parası eden öğrenci kardeşlerim mi ? Nasıl bir merhamettir bu? Nasıl bir koca yüreklilik? Bu konvoy basit bir konvoy değil ! Kardeşlerimizin  yüce gönülleriyle Halep dünyanın birinci meselesi haline geldi. Allah hepsinden razı olsun….

Miting alanına vardık  bir çok   dernekte sınırdaydı  başkanlar konuşmalarını yaptı bu konuşmalarda  hepsinin ortak söylediği şu ” Biz ümmetiz kardeşlerimize sahip çıkacağız !!” Peki ya alandakiler  ? Onlarda böyleydi inanın haydi sınırı aşıyoruz Halep’e yürüyoruz deselerdi gözlerini kırpmadan yürürlerdi, hepsinin ağzında tekbir , kalplerinde eksilmeyen dualar…

Başkanlar konuşmalarını yaptıktan sonra  kefen giymiş bir kadın cıktı. Bir şehit ablası ve İdlibli . Sözlerine şöyle başladı :

Selamünaleyküm  Sultan Fatih’in torunları selamünaleyküm Osmanlının torunları…Selamın bu şekilde başlaması kanımızı dondurdu.Bunu duymayı o kadar çok özlemişiz ki… Sonra devam etti:

Allah sizi muhafaza etsin. Türkiye’ye   teşekkür ediyorum . Vallahi bizler şahit olacağız  sizler bizlere sahip çıktınız. Bizler muhacir sizler ensar oldunuz…  Sadece Halep, Şam  değil  bir  gün Mescid-i Aksa’da ümmetin olacak…

Bunları söyleyen kadının üstünde kefen var, yüzünü göremiyoruz, doğru düzgün bir şekilde Türkçede konuşamıyordu ama o an herkes nefesini tutarak dinledi o kadar samimiydi ki  gözlerimiz doldu aslında  bizleri ağlattı demek daha dürüstçe olur.

Zannetmeyin ki onlar savaştan kaçıyorlar vatanlarını öylece bırakıyorlar. Bir anne evladına ,eşine  “Eve sakına geri dönmeyin! Ya zafer haberiniz  gelecek ya da  şehadet haberiniz.  “ bunu söyleyen bir  insana siz nasıl vatanını terk ediyor, satıyor diyebilirsiniz?

Konuşmaların sonrasında sınıra tamamen yürüdük ve geri dönmek zorunda kaldık. Ben ve birkaç arkadaşım  birkaç gün daha kalmak istedik ama maalesef  mahrem  sorunundan dolayı mümkün olmadı .

Yazımı bitirmeden dörtte birlik hayalimi açıklamak isterim:

Birincisi sınıra gidip onları karşılamaktı bu kısmen de olsa gerçekleşti. İkincisi  savaş sırasında veya sonrasında Suriye’nin fotoğrafını çekmekti yani bir nevi savaş fotoğrafçısı olmak. Üçüncüsü her şey bittiğinde, zafer ümmetin olduğunda  orada öğretmenlik yapmak . Dördüncüsü ise Yakup peygamberin türbesinde çocuklarımla dua etmek.

Allah aşırı cömert bir gün hepsi nasip olacak inanıyorum…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: